ABD ve İran arasındaki gerilim ile ABD yönetiminin tarifeleri, küresel enflasyonist baskıları artırma potansiyeli taşıyor. Bu durum, bu hafta açıklanacak merkez bankası kararlarının önemini artırıyor. Orta Doğu’daki gerilimin petrol fiyatlarını 100 doların üzerine çıkarması, küresel enflasyon görünümüne ilişkin riskleri yükselterek merkez bankalarının hareket alanını daralttı. Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonla mücadeleyi zorlaştırması bekleniyor.
Yatırımcılar, bu hafta açıklanacak ABD Merkez Bankası (Fed), Japonya Merkez Bankası (BoJ) ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) para politikası kararlarına odaklandı. Bu kararlar ve yetkililerin açıklamaları, yılın geri kalanına ilişkin faiz beklentilerini şekillendirecek.
Fed’in Çarşamba günkü kararı, küresel piyasalar için kritik önem taşıyor. Para piyasaları, Fed’in politika faizini sabit bırakma ihtimalini yüksek görüyor. Ancak, bankanın yıl sonuna kadar en az bir faiz artırımına gidebileceği beklentisi de korunuyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, bu beklentiyi destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Fed Başkanı Kevin Warsh’un açıklamaları, olası faiz adımlarına dair ipuçları verecek.
Avrupa’da gözler, Perşembe günü kararını açıklayacak olan İngiltere Merkez Bankası’nda (BoE). Geçen hafta Avrupa Merkez Bankası (ECB), faiz oranlarını sabit tuttu. ECB Başkanı Christine Lagarde, enerji şokunun enflasyona etkilerinin henüz tam görülmediğini belirtti.
Para piyasaları, BoE’nin de faiz oranını sabit bırakmasını bekliyor. Ancak yıl sonuna kadar bir faiz artırımı öngörülüyor. İngiltere’de yeni Başbakan Andy Burnham’ın göreve başlaması ve ekonomi politikalarına ilişkin hedefleri de yakından takip ediliyor.
Asya’da ise Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) kararı merak ediliyor. Japonya’da enflasyonist baskılar sürerken, dolar/yen paritesindeki yüksek seyir de ekonomi yönetiminin karar almasını zorlaştırıyor. BoJ’un yıl sonuna kadar bir faiz artışı yapabileceği fiyatlanıyor.
Reklam & İşbirliği : [email protected]